24 Aralık 2011

Kaçmak Bazı Şeyleri Silmek Midir?

Eğer birini unutmak istiyorsam direk o kişiden uzaklaşıyorum.
Bu uzaklaşmak sadece konuşmamak şeklinde değil direk kaçmak şeklinde oluyor.

Aramalarına çıkmıyor, Facebook dan muhabbetini engelliyor ve mesajlarına geri dönüş yapmıyorum. İlk zamanlar bana en çok acı veren çalan telefonları sessize almak oluyor. Öylece ekran ışığının yanıp sönmesi sonrasında tamamen kapanması. Onun kapatmasıyla hemen telefonu elime alıp cevapsız çağrılardan silmek için tuşlara basarken yeniden çalmasıyla bir anda bırakıyorum telefonumu. Çok ısrar ederse direk kapatıyorum. Açtığımda ondan gelen bir sürü mesajla karşılaşıyorum. Bu gibi durumlarda kabuğuma çekiliyorum. Yavaş yavaş sosyal ağlardan siliyorum onu. Gözümün önünde olmasını istemiyorsam onun olduğu yerlere bir süre gitmiyor, yeni zevkler, yeni insanlar ve yeni yerleri keşfetme dönemime giriyorum. Bir nevi kafamı dağıtıyorum. Bu bazen bir ay sürüyor bazen de bir yıl. Bazen de öyle bir an geliyor ki tam unuttum derken bir şey çok küçük bir şeyle karşılaşıyor ve içim o an bir tuhaf oluyor.

Sevdiğiniz birine ama çok sevdiğiniz birine sarılırken içiniz ürperir ya o an bitsin istersiniz hatta karşınızdaki böyle hissettiğinizi anlamasın diye dua edersiniz fakat bütün bunların yanında bir diğer yanınızda bu an bitmesin der. Hiç kollarından ayrılmayayım. Zaman dursun, her yer boşalsın, telefonum çalmasın, otobüs gelmesin, kaldırım daralmasın,… Ne yazık ki benim hayatımda böyle zamanlar hep kısa sürmüştür. Zaman geçer, otobüs gelir, kaldırım daralır ve telefonum çalar. Saate bakmam, kaldırım daralınca daha bir yaklaşırım ve telefonumu sessize alırım. Birkaç saatlikte olsa kendime güzel bir an yaratırım. Bencilce davranır ve o an bana ulaşmak isteyenlerin merak etmesini sağlarım. Bunu çok mu isterim hayır ama o an, anı yaşamak için bencilce davranmak her zaman ilk tercihim olmuştur.

Beni kırmış, aldatmış sonra da gitmiş bütün yaşadıklarımızı, yaptıklarını ve tabi benim yaptıklarımı da gün ve gün yazmış ve herkese anlatmışsın. Ben ise internette gezerken görmüş, okudukça sen, ben ve biz olduğumuzu anlamışım. Zaman en kötü anları silerken en güzel anları ise hafif bir tebessümle hatırlatıyor. İkimizde farklı temalarda olayları anlatıp yazsak da ikimizin de ortak yönü aynı hikâyenin kahramanı olmamız. Bunu söyledikten sonra senin yazılarını artık okumamaya karar verdim. Benim bile unuttuğum anların, günlerin ve olayların ayrıntılarını hatırlayıp, yazdıklarını okudukça bunlar bana zarar vermese de geçmişin izlerini gün yüzüne çıkarıyor.

Bitti demekle bazen bazı şeyler bitmez. Sadece etkisi azalır. Bir kafe de karşılaştığımızda dudaklarımızı inceltip “Merhaba” derken ki sahtelik gibi. İçimizden neden şimdi, neden bu mekân ve neden karşı masam gibi bir sürü sorunun içinde boğulurken “Merhaba” kelimesinin anlamına uygun davranmadığımızı fark ettim. Benden sana zarar gelmez anlamına gelir merhaba kelimesi. Fakat biz birbirimize çok zarar verdik be adamım. Çok yıprattık, çok şeyi harcadık ve bunları ise çok hızlı yaptık. Geriye hiçbir şey kalmadığında ise ayrıldık. Şimdi karşılaştığımız zaman birbirimize merhaba derken samimiydik?! Ben senin yazılarının hepsini okudum ve eminim sende benim yazılarımın hepsini okudun hatta bunu da okuyacaksın. Okuduktan sonra bu sorunun cevabını bul. Sana söz veriyorum sırf cevabını merak ettiğim için bu sefer mesajını okuyacağım.

Şimdi soruyorum kaçmak bazı şeyleri silmek midir?

1 yorum:

  1. evet bitti demekle bazı şeyler bitmez. kaçmakta her şeyi bitirmez, silemez ama en azından bir başlangıcı. o şekilde başlar.

    ya da bilmiyorum karışık cidden :)

    YanıtlaSil

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)