4 Kasım 2011

Arkadaşlık & Bakış Açısı

Ortak bir nokta, bakış açısı ve fikirler…

Bugün Ali’yle konuştum. Ali’nin hayatımdaki yerini daha önceki yazımda anlatmıştım. Aslında birkaç gündür aralıklı olarak konuşuyorduk zaten de onun konturu (lira demiyorum çünkü söylerken bir tuhaf geliyor kulağıma) bitince muhabbet yarım kalmıştı. İkimizde biliyoruz ki o kontur yüklenene kadar hiçbir şey söylenmez, laf atılmaz ve konuşulmaz. Onun gecesi benim gündüzüm, benim gecem ise onun gündüzü. Ee hal böyle olunca da konuşmalarımız ya benim ders saatlerimde ya da onun gündüz saatlerinde olabiliyor. Buna rağmen bir şekilde birbirimize zaman ayırıyoruz. Yeri geliyor benim için çok zor oluyor. Uyumam gereken saatte ona mesaj yazıyorum. Onun da durumu çok farklı değil. Benim tam tersim işte.

Bugün muhabbetimize kaldığımız yerden devam ettik. Bu sefer özverili olan bendim. Alakalı ya da alakasız, saçma ama samimi, doğal ve içten bir sürü konu ve bir sürü olay konuştuk. Ali, benim hayatımda yer verdiğim en önemli konu olan araya biraz süre koyup sonra tekrar konuşabildiğim ve yeni şeyler öğrenebildiğim arkadaşlarımdan. Bu seferde yeni şeyler öğrendim ondan. Kitap yazmaya başlamış, kedi almış ve bunun gibi bir sürü şey. Ben mi?? =) Bende anlattım tabi bir şeyler ama onun anlatması daha güzel oluyor. Sonuçta ben neler yaptığımı biliyorum o yüzden sorun yok. Ama karşımdakinin bu kadar kısa sürede yeni şeyleri keşfetmesi, keşfettiği şeylerin kişide oluşturduğu hevesi ve heyecanı görmek beni sevindiriyor =) Ayrıyeten olayların sonucunu da merak ediyorum. Merak etmiyorum desem yalan söylemiş olurum =)

Daha önce de dediğim gibi biz arkadaşlığımızı sıkmadan sürdürüyoruz. Herkesin kendine ait bir dünyası ve yaşam alanı var. Bu dünyaya ise herkes dâhil olmak zorunda değil. Dâhil olmak ya da olmamak. Bunu sorun etmekte yanlış.

Özgür ruhlu iki kişi…

İnsanın karşısındaki kişiden ne beklediği ve onunda sizden ne beklediği çok önemli. Bu konuda anlaştığınız zaman uyum başlıyor ve sorun denen şey aranızda pek olmuyor. Yeni birisiyle tanıştığım zaman hemen samimi olamamam da bundan işte. Konuşurum, gülerim, güldürürüm, bir şeyler paylaşırım, dinlerim fakat hemen o kişiyi hayatıma sokamam. Bu zamana kadarda hayatımın merkezi olacak kişiyle karşılaşmadım. Bir gün karşılaşırım ya da karşılaşmam bilemiyorum ama şunu biliyorum ki bir zamanlar bende hemen ilk samimi olduğum, güvendiğim ve bir şeylerimi paylaştığım insanları merkezim yaptım. Sonra bunun yanlış olduğunu büyük yıpranmalar sonucunda yaşadım. Buna karar vermek için illa da karşılıklı aynı şeyleri yaşamak gerekmiyor. Yeter ki tanımadan etmeden karşınızdaki insanın davranışlarını yargılamayın.
Genelde arkadaşlarımdan belli bir süre sonra duyduğum cümle: Aslında sen hiçte öyle göründüğün kadar cool değilmişsin. Hatta çok eğlenceli bir yapın var. oluyor. Bunu biliyorum. Hatta şuan öyle bir durumdayım ki bilmem yetmiyor, benim gibi birini 10 metreden tanıyorum =)

Ne şanslıyım ki benim gibi düşünen arkadaşlarım var.
Bir elin parmaklarını geçmiyor da olsalar onlar benim en kıymetlilerim.
Sevgim hepsine eşit.
Bir gün birisiyle konuşsam yarın diğeriyle konuşuyorum.
Ben aramasam onlar arıyor.
Hiçbir zaman hayatımda yalnız kalabileceğimi düşünmedim.
Neden düşeneyim ki?!
Beni seven, önemseyen en güzeli de samimi olduklarını bildiğim arkadaşlarım var.
Uff gece gece çok duygulandım yaa =(

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)