14 Eylül 2011

Güzellik & Piyasa

Günümüzde güzel olmak zorken bide kadın olup güzel olmak hatta güzelseniz de güzelliğinizi korumak daha zor.

Hayat standartlarımız değiştikçe beklentilerimizde zamanla değişmeye başladı. Erkekler eskiden seviyorum yeterli derken şimdi sevdikleri kızlarda nasıl özelliklerini aradıklarını da söylüyorlar. Tabi bu durumu sadece erkeklere atmak da olmaz. Kadınlarında aşağı kalır yanı yok yani =) Onlarda bıyıksız olsun, sigara içmesin, göbeği olmasın, oturmasın, kalkmasın, gezsin, tozsun… Ouvv sayarken yoruldum. Tamam, bayanlar daha çok şey istiyor gibi görünüyor sanki =) Aslında işin gerçeği kadınlar _burada bilimsel açıklamaya dayanarak söylüyorum ki sakın alınmayın_ bir erkeği gördükleri zaman ilk düşündükleri şey “Bu erkekten bir çocuğum olsa nasıl olur?” muş. Bununla beraber aşka, sevgiye, mantık evliliklerine ya da beraberliklerine başlıyorlarmış. Şahsen bu haberi ilk okuduğumda bende mi böyle düşünüyorum diye sordum. Cevap veremedim ama bilinçaltıma attım bir kere. Artık tanıştığım ilk erkekte eğer bu soruyu düşünürsem vay halime. Demek ki şu Avrupa’da durmadan açıklama yapan bilim adamları sonunda benimde o dedikleri sonuçlara uyabildiğim bir deney sonucunu sunmuş olacaklar =))

Ne kadar aslında kadınların seçici olduğunu savunsam da aklıma bu gece çok farklı bir şey takıldı. Evet, hayatımıza dâhil olmasını istediğimiz erkeği biz seçiyoruz ama bir yandan da seçilmek için her şeyi yapıyoruz. Bu anlamda kadın olmak işte zor olan cinsiyet oluyor. Neler çekmiyoruz ki bütün hayatımız boyunca? Hemen size sunayım: önce kıl tüy işinden kurtuluyoruz çünkü nasıl bir kalıplaşmış düşünceyse kadınların cildi pürüzsüz ve kıllardan arınmış olmalıymış. Olay kıl tüyle de bitmiyor ki. Kilo alıyoruz hele ki tam Türk bayanıysanız kalçalarınız iyice büyüyebiliyor. Onları vermek için spor salonları, diyetler derken bide bakıyoruz bütün hayatımız bu şekilde geçmiş. Sonra hamile kalıyoruz. Hadi bir daha kilo almaca. Aldığımız kilolar çocuğun sağlığına giderse iyi güzel. Peki ya gitmezse? İşte onlarda bu sefer tekrar hoopp birikiyor üstümüzde ve demin dediğim kısır döngüye yeniden giriyoruz. Evlenmeye doğru, tatile doğru, sevgilimiz olduktan sonra hep bir kilo vermece yaşıyoruz. Aslında işin gerçeği kadınlar olarak hep bi kilomuzla mücadele içinde yaşıyoruz. Hele bide etrafımız “Sen biraz kilo mu aldın?” dedi mi Allahhh tam sinir harbi daha da abartıyoruz bu zayıflama işini. Kadın olmak kilo alıp vermekle de bitmiyor ki. Bunun çatlağı var, selüliti var.

Asıl burada değinmek istediğim konuda şu selülit konusu. Eskiden millet bu kadar bunu bilmezdi. Bilse bile kimse kimsenin bacağına bu kadar çok bakmazdı. Artık herkes birbirinin bacağına bakıyor acaba selüliti var mı diye. Güzel bir bayan görüyoruz ve güzel ama selüliti var deyip laf atıyoruz. Bir bayanın ilk olarak bacaklarına bakıp selülitinin olup olmadığını anlamak yerine ne düşündüğünü ya da hayata bakış açısına bakmak öncelikli olmalı. Ben eski Türk filmlerine bakıyorum da eskiden çoğu artistte varmış ve kimsede umursamamış ki filmlerde göstere göstere oynamışlar. Hele şu magazin programlarında her yaz haber yapılan “Bikiniyle yakaladık bide selüliti varmış gördük” tarzı haberlerine ise sinir oluyorum. Ya denize gidiyorsun tabi bikini, mayo artık onlardan birini giyeceksin. Allah aşkına başka ne giyeceksin ki? Giren donuyla sutyeniyle girmiyor ki bildiğin mayosuyla giriyor. Tabi bunu haber yapan şahsiyet bikiniyi iç çamaşırı gibi düşünüp fantezi dünyasını bize haber yapıp yansıtmaya çalışıyorsa o ayrı. Buda onun haber ahlakıyla nasıl açıklanır bilemiyorum. Sonra bacağa zoomlamalar falan. Ne ayıp yaa. Yürüyen bayanın arkasından onun kalçasını çekmek… Valla rezillik!

İnsanlarda oluşan bu bakış açısını nasıl yok edeceğiz bilemiyorum. Kendim için söylemek gerekirse bende önceleri bakıyordum. Sonra kendimdeki bu sapıkça bakışı fark edip vaz geçtim. İşte vaz geçtiğimde fark ettim ki aman Allahım kadın erkek herkesin konusu yaz olunca bu olmuş.

Yavaş yavaş insanlara empoze edilen sizde kilo, selülit, çatlak var ve yok etmelisiniz düşüncesi yeni piyasa alanları bile oluşturmuş. Maşallah artık her kanalda bir zayıflama hapı reklamı gene her kanalda zayıflama, selülit kremi ve serumları gibi her türlü ürünü pazarlamaya çalışan kadınlar erkekler.

Ne bu ya? Yani resmen ne bu???

Sağlık bakanlığı onaylı deyip TV kanallarında ürün pazarlamak nasıl bir mantıktır? Size kendimden örnek vereyim. Sabah kalkıyorum Euro D de bir oğlan bir şey pazarlıyor sonra Cine5 de bir kadın krem pazarlıyor yok efendim 9 günde vücudu zımpara gibi bir heykeltıraş misali temizliyormuş öbürü diyor çıtırdatma teknolojisiyle yağlar çıtırdayarak yok olurmuş. Bunlar onaylıymış, sağlıklıymış ve şu numaradan onları arasak indirimli olarak satın alabiliyormuşuz. Hele kilolu gözlüklü ki bu yazımdan sonra TV de görünce hemen Zehirli Sarmaşık dediydi diyeceksiniz biliyorum bir bayan var ona çok sinir oluyorum. Kendisi yalansız 100 kilo ama bir krem pazarlıyor 10 günde bir beden inceltiyormuş. Kimsenin kilosuyla sorunum yok isterse 150 olsun ama pazarladığın ürünün birazda olsa inandırıcı olması için senin de zayıf olman gerekmiyor mu? Her kanalda bende kullanıyorum diyor ama bana hiç inandırıcı gelmiyor. Sonra Flash TV de Tütüneson diye sigara bırakma hapları reklamı var. Bence içlerinde en tehlikelisi bu. Hadi kremler olmadı der bırakırsın ama haplar? Ya karaciğerime dokunursa ya da bende başka bir şey oluşturursa? Ne kadar kontrolsüz bir kullanım. Bunların pazarlanması bu şekilde olmamalı. Eskiden krem ya da aspirin reklamları insanlara kötü örnek oluyor diye yasaklanmıştı. Peki ya bu tarz hap satan reklamları N’apıcaz? Bence bunlarda yasaklanmalı. Sonra haberlerde izliyoruz bilmem ne hapından ölmüş ya da felç geçirmiş diye. Dizilerdeki sevişme öpüşme sahnelerinin uzun uzun tartışılıp RTÜK’e şikâyet edilmesi yerine bence bu tarz reklamlar yasaklanmalı ya da sınırlama getirilmeli. Anlaşılan kimse bu durumdan şikâyetçi değil. Şöyle bir etrafı araştırdım da kimsenin aklında bu konu yok.

Zamanla değişen güzellik kavramımız ve karşımızdaki kadından/erkekten beklentilerimiz değiştikçe bence bu tarz piyasalar daha çok oluşacak.

2 yorum:

  1. her zmn ki gibi güzel yazı ;)
    o bilim adamları kaç yşnda ki bayanlarla ve ne durumdaki byanlarla bilimsel deney yapmşlar merak ettim =)
    hep derim ben, kadın olmak zor die. x) bence bu yüzden erkeklerden çok şey istiyor gibi duruyoruz. =_)
    o tv reklamları harbyden kaldırılmalı.
    Bİraz uzun bi yorum oldu galiba. k.bkma. yormadım umarım, çok hoşuma gitti yazın gerçekleri anlattığı için, yorum yapiim dedim. =)

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim =) ben o deney adamlarıyla bizzat tanışmak istiyorum #) belkide zor olduğumuz için zoru istiyoruzdur kim bilir? niye kusuruna bakıyım ki, sizin yorumlarınız benim bi sonraki yazılarımın konularına ve üslubuna yön verebiliyor =) _Gerçeğin Peşinde_ ;)

    YanıtlaSil

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)