29 Eylül 2011

Daha Yeni Başlıyorum


Hayatıma giren kişilerin yanında çıkan kişilerde olmuyor değil. Çoğu yazıma konu olmuş tek bir kişi var. Bir tek onunla konuşmuyorum. Diğer çıkanlarla bir şekilde merhabamı devam ettiriyorum. Bu kolay mı oluyor? Hayır. En azından deniyorum. İlk zamanki acemiliğim artık üstümde yok. Büyüyorum ve tecrübeleniyorum. Konuştukça, insanlarla iletişime geçtikçe eskisi gibi neyi nasıl soracağımı on kez düşünmüyorum. İçimden geldiği gibi davranıyor sonra akışında yaşıyorum. Saygım ve üslubum da yıllar içinde değişti. Tanımadığım bir kişiye yardım edip bunu böbürlenmeden unutuyorum. O kişiyle tekrar karşılaştığım zaman ise ona bunu hatırlatmıyorum.

Eskisi gibi değilim artık. Üzerimden attığım bazı davranış ve düşüncelerim var. Buna yılların arınması da diyebiliriz. “Entrikaların içinde bile kalsanız saygınızı korumalısınız” derdi bana bir hocam. Söyledikleri o zamanlar bana çok saçma gelirdi ama insan bazı şeyleri görüp bide üzerine bizzat yaşadığı zaman artık o sözlere hak vermeye başlıyor. Her zaman böyle değil mi zaten. Herkes birbirine nasihat verir ama karşı taraf bunu yaşamadan bilemez. Bende böyleyim aynı herkes gibi. Yaşayıp sonra onaylamayı eskiden bende sevmezdim ama şimdi söylenenleri dinleyip olaylara o şekilde bakmaya başladım. Bunun yanında öncü yapıma da engel olamıyorum. Kararlarımın önemsenmediği ortamda duramıyorum. Ne kadar önceden uyarılsam da gene de bildiğimi yapıp sonra da dersimi alıp burada içimi döküyorum. Bu şekilde yaşıyorum işte. Yeri geliyor üzülüyorum yeri geliyor gülüyorum. Şimdilerde şunu fark ettim ki ben daha çok gülüyorum. Yavaş yavaş bazı şeyleri takmamaya başladım. Etek giydiğim zaman çorabım kirlenmesin diye tepelerde yürüyen kız artık su havuzlarına atlayıp çamura batmaktan zevk alır hale geldi =) Hayattan artık daha çok zevk alıyorum. Bunun için çok fazla gayrette göstermem gerekmiyor.


Hayat bana “asla” dememeyi öğretti. Asla demiyorum ama bunun yanında önlemimi de alıyorum.
Bu yaşıma kadar görmem dediğim şeyleri gördüm, yaşamam dediğim şeyleri yaşadım.
Umutlarımda oldu hem de en uçlarda, yaşadıklarımda oldu sınırlarda.
Kararlar aldım sert ve keskin.
Bir cümleyle bitirdim ilişkimi, her şeyimi ve tabi geçmişimi.
Bunun yanında utanmadım söylediklerimden, yaşadıklarımdan, hissettiklerimden.
Pişmanda olmadım aldığım kararlardan, seçtiğim insanlarla yaşadıklarımdan.
Hayatı zindan etmedim kendime bütün bu yaptıklarım için.
Uçlardan döndüm, kurtuluşu aradım bazen bir şeyde bazen birinde bazen bir cümlede bazen de başka bir şehirde…
Yeri geldi buldum yeri geldi sadece bulduğumu sandım.
Sandıklarımla konuştum biraz da olsa rahatladım ya da rahatladığımı sandım.
“Seni seviyorum” diyebildim hem de bunu hiç çekinmeden söyledim.
Karşılıklar aldım hiç reddedilmedim.
Biten ilişkilerimin sonucunda seviyemi korudum ve arkadaşımı bundan sonrası için kaybetmek istemedim.


Neler yaşanırsa yaşansın kimse kimseden daha beyaz değil. Hepimizin kendi içinde sırları var. Bunu öğrendiğim zaman onun yüzüne vurmadım. Sevdim, saygı duydum. Şimdilerde yan yana geldiğimiz zamansa bunun karşılıklı olduğunu görünce seviniyorum. Şanslı olduğumu düşünüyor ve hayata biraz daha tutunuyorum. Şansın bazen bana küstüğünü düşünsem de bir kapı kapanırken bir başka kapı açılıyor. İşte yeniden bir başka kararımla baş başayım. Ya kapıyı açıp yeni kararımla başka kapılara doğru gideceğim ya da kapının önünde oturup geçmişimi temizlemeye çalışacağım.

İçimdeki ses kapıyı açmamı söylüyor hatta araladığımı, bir sonraki adımın ise kafamı sokup devamını getirmem gerektiğini. Demin de dediğim gibi kimse beyaz değil. Daha size söylemediğim sözlerim var ve hayatıma dair arınmaya çalıştığım yıllarım. Yavaş yavaş ilerliyoruz. Her yazımda bir başka kapıyı açıyorum. Sona yaklaşırken kararımı da veriyorum ve evet ben bu kapıyı açıyorum. Kapının arkasındaki teklifi ise kabul ediyorum. Bu benim hayatım, kararlarım ve tercihlerimle. Kim ne derse desin, ister gülsün ister eğlensin. Kendimi bildim bileli yanıma yakışan insanlarla günümü gün ettim. Bütün bu eğlenceli dünyamda asla seviyemi düşürmüyor, düşüren kişiler için ise hayatımdan vazgeçmiyorum. Bugün olup yarın olmayacağını bile bile değişemem, bunu hayatıma girmiş ve bana bir şeyler öğretmiş kişiler için en azından yapmam.

Vermiş olduğum sözler var. Tutmam gereken yeminlerim.
Şimdi kapının önündeyim ve yeni kararımı aldım.
Bugün buradaysam yarın kim bilir neredeyim? Bi bunu bilsem…

3 yorum:

  1. Vay anasını sayın okuyucular :D gene döktürdü bizim kız. Son cümlelerde şut ve gol yaptı :P
    Güzel yazı olmuş tatlm =_)

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederim tatlım =)) Arada esiyor işte ve bende içimi döküyorum ;)

    YanıtlaSil
  3. haha :D aradaymış,senin ki gibi bir ilham perisi bulsam ben.. xD dök dök. içinde kalmasından iyidir. =_)

    YanıtlaSil

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)