23 Temmuz 2011

Temmuz Gecesi

Napıyorum Ben??

Hayır gerçekten soruyorum: Ben Napıyorum?

Cevabını veremiyorum. Böyle bir takip hem de gecenin bu saatinde. Saçma sapan dediğim şeyleri yapmaya başladım yavaş yavaş. Mantığın yerini başka şeyler alıyor galiba. Ama neden, neden şimdi? Başka biri olmalıydı ya da başka bir zaman. Ama şimdi yanlış zaman ve yanlış insan durumu var. Şuan dinlediğim şarkı ne kadar benden uzaksa bu hisler de bana bir o kadar tanıdık. Ne olacağını sonunda biliyorum.

Bile bile yaşamak, kabul etmek ve razı olmak…

Okumak yazılarını ama okumamazlıktan gelmek.

Onun bestelerini dinlemek ama dinlemiyor gibi yapmak.

Laf atmak sonra kaçmak.

Trip atmak ama neden olduğunu bilmemek.

Eskiler insanda genelde acı olarak kalabiliyor. Bitmemiş, sonunun yaşanmamış olduğu ilişkilerden sonra en yakınında olanda bulmak bu duyguyu… İşte bu, bundan yanlış. En ummadığım, aklıma gelmeyen kişiydin sen. Ne bu şimdi? Cevap bile verilemeyen şeyler var. Onu görünce dönüp gitmeli miyim yoksa “naber kanka?” deyip tokalaşmalı mı? Hadi cevap ver, ver ki bu son bulsun. Sorular cevap bulsun. Peki, sen bu şarkıları neden bana yolluyorsun. Bu imaları kime söylüyorsun, ne amaçlıyorsun? Küfür ederek ilan et sen sevgini, bana uymayan şekliyle söyle içinden geçenleri... Aklından neler geçiyor hiç bilmiyorum. Merak etmiyor muyum sanıyorsun o kadar çok merak ediyorum ki ama sana söylemiyorum. Bir şeyler var olmaması gereken çünkü. Yeni bir çelişkiye, kafa karışıklığına hazır değilim ben. Belki sen bütün bu düşüncelerinden dediğin gibi benim sayemde arınmış olabilirsin ama ben??? Düşünmeliyim ve bunları düşünürken yalnız olmalıyım. Ne kadar sürer bilmiyorum. Bu nedenle süresini durmadan sorma.

Bu takibe son vermeliyim. Eve geri dönüp yatmalıyım. Kumsalın sessizliğinde önde sen, arkada ben yürüyoruz. Artık oturdum ve sana bakıyorum. Arkanda olduğumu biliyorsun ama yürüyorsun. Bu şekilde uzaklaşmanı izliyorum.

Artık sana bakmıyor, denizi izliyorum. Avucuma aldığım kumların serinliğiyle mest oluyorum. Uzanıyor ve yıldızlara bakıyorum ama bu sefer yalnız bir şekilde. Tek başıma buluyorum her birini. Etrafta kimsenin olmamasını fırsat biliyor ve hafif dalgalı denize tekme atıyorum. Bi sefer bi sefer daha ve büyük bir tane daha. O kadar iyi geliyor ki bu anlatamam. Eteğimi elimle yukarı çekiyor ve denize yavaş yavaş giriyorum. Suyun dokunuşu ve ayağımın altındaki kumların bana verdiği hisle mutlu oluyorum. Bu şekilde belki de bütün karamsar ve karmaşık duygulardan arınabilirim. Yardımcı olacak biliyorum, daha önce de oldu, bu seferde olacak. Bana kalsa sabaha kadar burada kalabilirim ama…

Şimdi terliklerimi giyip eve doğru yürüyorum. Aklımda yapacaklarım, sabah olunca yaşayacaklarım ve vermem gereken kararlarla…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)