15 Nisan 2011

Nerde Kalmıştık Bakalım

Vizeler vizeler ahh şu vizeler.


İnsanı her şeyden uzak tutmasını iyi biliyorlar. Bu yazıyı yazabiliyorum ama sakın vizelerimin bittiğini düşünmeyin daha 3 tane daha var. Bi bitsinler direk İzmir Üniversite Gençliğimizi toplucam ve bir şeyler planlayacağım. Aklımdan geçen bi sürü fikir var ve bunları sıraya koydum bile. Şimdi pazartesi malzeme, salı da statik sınavımla haftayı bitircem. Tabi bunun öncesinde iğrenç geçmiş bir istatistik, ehh işte diyebileceğim matematik ve kimyasal lifler var. Biri bana istatistik dersinde nasıl başarılı olunur anlatmalı. Hatta yalvarıyorum yaa.. Anlamıyorum kardeşim ben dersi. Çalışmaya çalışıyorum ders ama olmuyo. Ankette şöyle bir soru vardı: Derse ön hazırlık süreniz? Cevaplar 1 den 5 e kadar. Ve ben kendim için 1 verdim. Çalışıp da anlamadığım hatta içimin sıkıldığını bile bile üzerine gittiğim için. O kadar vahim durumdayım anlayacağınız. Şu kulunuza bi yardım yani. Hoca da zaten yaz okulunda görüşürüz dedi. Oh ohh şimdiden kendimizi hazırlayalım mı ne?? Uff ama ben bunu istemiyorum. Benim yazın yapacaklarım var mesela ehliyet almak gibi =) bilen bilir ama bilmeyenler için söyleyeyim. Ben yıllardır trafikten korkarım. Özellikle de kendimin o korkunun içinde olmasını düşünürsem içim daha bi garip oluyordu. Ama sonunda korkumu yenmeye karar verdim. Bunu da üstüne giderek yapmak en iyi yol olacak galiba. Ayrıca, ileride çok işime yarayacak bişey bu. Bi sonraki yaz staj falan derken bi daha zaman bulamayabilirim. En iyisi hazır kendimi gaza getirmişken alıyım bari =))

Bu yoğun vize temposunun arasında dişçiye bile gittim. Hey babam heyy fırsat yaratınca oluyo işte =)) Artık benimde güzel bir dolgum var. Ama bu dolgu sonucunda 2 gündür sütlaç dışı bişey yiyemiyorum. Sonuç olarak doymuyorum ama ben. Durmadan şekerli şekerli yemek zorunda kalıyorum.  Artık bi spor yapıp bunları eritmek farz oldu. 2 günün sonunda hafif göbecik oluştu zaten =))

Yoğun tempo deyince aklıma ne geldi. Ah ahh çok yoğunum işte bunların hepsini not almam lazım. Yoksa böyle unutuyorum.

Olay şu: bölüm olarak kitap toplama kampanyası yürütüyoruz. Ben de bu grubun içindeyim. Kemalpaşa’da ki bir ilköğretim okuluna kütüphane yapacağız. Bu ayın sonuna kadar süre koyduk. 3 Mayısta da sunumla projelerimizi yarıştıracağız ve ilk 3 ü belirleyeceğiz =)) herkesten kitap kampanyamıza destek bekliyorum. Bu yazının altına sorularınızı yazabilirsiniz bende size iletişim bilgilerini veririm =)) hadi bakalım bu sosyal sorumluluk projesine herkes katılsın =)) daha sonra son durumu size bildireceğim =))

Hadi biraz da dedikodu yapalım. Hayatımdaki insanların kızlı erkekli hikâyeleri şu sıralar çok anlatılıyor =) neler mi olmuş, tanımazsanız da dinleyin, okuyun =)


*Kız arkadaşımın sevgilisi beni tanımasına rağmen tanımamazlıktan geldi. Evet bu ilk değildi ama bu iş iyice canımı sıkmaya başladı. N’oluyo adamım dicem bi gün… hayır çocuğun evine de gitmişliğim var, annesi de benim hocamdı ve çok severim kendisini ama yok işte tanımıyor beyefendi beni.

*Bölümde herkesin yakışıklı bulduğu genç yok ben bulmuyorum, benim tipim değil =) ne bulduklarını da anlamış değilim ya neyse konumuza dönelim. Koptum gene… İşte bu kişi birisiyle yıllardır çıkıyormuş. Kızı gördüm ve bizim kızlara söylemedim. Tenhada falan kızın başına bişey gelsin istemem =)

*Arkadaşımın hoşlandığı erkek gay çıktı. Buna önce üzüldüm sonra da çok güldüm. Hatta karşılıklı güldük sonra şu genel yargıyı “Fazla bakımlı erkek genelde gaydir.” onaylayıp üzerine sıcak çikolata içtik =))

*Sınıfın maçosunun! sevgilisi varmış. Hemde bizimkinin 2 katı boyunda. Anlatılanlara göre hoplayarak kızı alnından öpmüş. Bence sonra liselim deyip sevmiştir ama o kadarını uzaktaydım duyamadım =)) Gözümün önüne geldikçe gülüyorum zaten =))

*Neden büyük büyük adamlar kızlara takılma şeklinde asılırlar acaba?? Kimin başına mı geldi? Bendeniz desem… abi yok böyle bişey yaa.. üstümde nasıl bişey vardır bilmiyorum ama genelde bu tarz insaları çekiyorum. Manyağı, dilencisi, kızı, erkeği, lezi, gayi bulur hep beni.

Örnek vermek gerekirse o kadar kişi kordonda oturuyoruz ve tanımadığım ama o kişinin beni tanıdığı! biri hop diye yanımda bitiyo. Acaba diyorum bi ünlüye falan mı benzetiyorlar beni #) karşıdan karşıya geçerken ya da otobüse bindiğim anda bütün herkes bana bakıyor. Öyle bişey oluyor ki acaba saçım mı bozulmuş ya da bi yerim mi açık diye düşünmeye başlıyorum. Bu durumu da anlamış değilim ya neyse…

*Daha önce söyledim mi bilmiyorum ama keman hocamı değiştirdim ben ve eski keman hocam bunun üzerine beni face den silmiş =)) ne saçma sapan bişeydir bu yaa =)) amaç mantık??? Cevaba gerek bile yok.

*Kim kiminle nerede hikâyelerinin uçuştuğu bi sürü hikâye dinledim ama yaymak içimden gelmedi şimdi. Bırakalım kesinliğe kavuşsun sonra… ;)

Hayat
uzun kısa,
Güzel çirkin
Enerjik yorgun
Hüzünlü sevinçli
devam ediyor işte.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)