1 Mayıs 2011

Dostlarım ve Kararlarım

En sevmediğim insan tipi, kendi etrafına sinirini ve nazını geçirirken başkasının nazını çekmeyen kişidir. Hiç sevmiyorum bu tip insanları. Şimdi diyeceksiniz ki buda nereden çıktı? Bazen öyle şeyler yaşarız ki herkes üstümüze üstümüze gelir ve boğuluyor sanırız ama bir yandan da patlamak isteriz. Patlayıp bu sıkıntımızdan kurtulmak. İşte bu zamanlarda kendimize hakim olamayız ve olur olmaz her yere saldırırız. Eğer bunu yapan yakın bir arkadaşım ya da ailemden biriyse anlayışla karşılarım taki bunun kullanıldığını hissedene kadar.

İşte ben bunu hissettim bugün.

Kullanıldığımı…

Onun her nazını çektiğimde onun ise benim nazıma tahammülü olmadığını hissettim. Beş para etmez bir kişi için üzülürken ve ben bunun sonucunda vicdan azabı çekerken onun hayatına devam edip bu durumu doğal karşıladığını fark ettim ve ben bugün güvendiğim bir arkadaşıma ilk kez bu konuda “haklıymışsın” dedim.
Bugün yeni bir şey daha öğrendim. Sözlerine güvendiğim kişilerin 4 kişi olduğunu fark ettim. Emin değildim ama artık eminim. Özelliklede bu hafta yaşadıklarımdan sonra…

Bunlardan biri annem. Annem benim hayatımda ne dese gerçekleşen bir kadındır. Çokbilmiş değildir ama söyledikleri hep çıkar ve gerçekleşir. Ne sorsanız cevap verir ve verdiği cevaplar ne kadar sizi üzse de o söyler. Siz sinir olursunuz ama o gene de söyler. Ben ebeveyn olmayı şöyle tanımlarım: çocuğu işe gidip para kazanıyor olsa bile onu her gördüğünde paraya ihtiyacın var mı diye sorandır ebeveyn. Hep düşünür. Kalmanı, geleceğini ve bunun içinde yaşadıklarını biriktirir ve sunar size. Yaşamanızı ister ama bir yandan da acı çekmenizi istemez. Budur annelik budur babalık.

Bir diğer güvendiğim kişi ise canım benim Jelibon’um yani liseden beri arkadaşım Ece =) küçük boy, 32 dişlim, sarıp sarmaladığım canım arkadaşım benim =) her şeyimi anlatırım ona tabi oda bana. Ne zaman yan yana gelsek etrafımızı bir pozitif enerji sarar bizim. Bunu yanımıza gelenler de fark eder hemen. Geç bulduk birbirimiz ama hemen de tamamladık. Benim dileğim bunun hiç bitmemesi. Lise arkadaşım artık benim kampüste arkadaşım. Her zaman yanımda olan kişi. Ben onun nazını çekerim o benim nazımı. Uzaktan fark ederim gelişini, severim onunla gülmeyi eğlenmeyi. Yan yana gelince dünya durur o an bizim için. “Yumiyum’um” diye sever beni. Bense onu Jelibon. Uzun bir hikayesi var ama oda bize kalsın ;)

Üçüncü kişi ise Ali. Lisede tanıdım gene onu. Ama Jelibon’um kadar uzun süre olmadı daha onunla. Geçen gece konuşmamızda geçti de 3 sene olmuş sadece. Ama biz o üç senede bayağa bir şey konuştuk ve paylaştık. O benim onu tanıdığımı inkar etmemi ister ben ise hep tanıdığımda ısrar ederim. Eskiden uzun uzun bu konuda tartışırdık ama artık bunu aştık ya da ben öyle düşünüyorum. “Senden umudumu hiç kesmeyeceğim.” değişinden anladım bunu. Bizim konuşmalarımız genelde her türlü olabiliyor ama en önemli özelliğimiz farklı düşüncelerimizin olması ve tabi bunun sonucunda birbirimize bir şeyler katabilmemiz. Laf atarım, takılırım ama hiç alınmaz Ali. Güzel güzel cevaplar verir. Olgunlukla karşılar anlattıklarımı, dolandırmadan söyler direk ne söyleyecekse. İlk zamanlardaki keşfetme yoktur artık aramızda. Küçük detaylar, ayrıntılar… Düşüncelerine danışırım ara ara. Fikir alırım ondan. Oda bana sorular sorar… Anlaşırız, konuşuruz, eğleniriz. Kalıplara girmeyiz, birbirimizi sıradanlaştırmayız…

Son kişi ise Buket’im =) Canım benim. Kız kardeşim gibidir o. Hiçbir zaman olmayan kız kardeşim. Şimdilerde Ankara’da okusa da iletişimimiz hiç kopmadı. Saat kaç olursa olsun ya da olay ne olursa olsun ararız konuşuruz sabahlarız. Buket anlatır ben dinlerim. Çünkü benim Buket’im çok konuşur. Her zaman anlatacak bir şeyi vardır onun. Ben sıkılır mıyım hayır. Severim onun o heyecanlı anlatışını. Uzun uzun dinlerim. Sonra bana “senden naber?” ya da “işler güçler hayat nasıl gidiyo?” der. Bir şey diyemem çünkü onun o halini izlemek bana ayrı bir zevk verir.  O an benim için sadece mutluluktur. Zamanı durdurmuş sadece ona konsantre olmuşumdur. Beraber güler, beraber heyecanlanır, beraber üzülürüz biz. Buket de benim liseden arkadaşımdır. Her şeyimizi biliriz biz. En mutsuz anımdan ya da karamsar anımdan beni çıkarır moral depolatır ve yeniden hayata bağlatır beni =) canım benim şimdi uzaklarda olsa bile mutlu olmasını o kadar çok istiyorum ki.

İşte şimdilerde bu 4 kişiyle paylaştıklarım sonucunda bu kanıya vardım. Hayatta herkesi severim nefret etmem ama bir şekilde ayırt ederim. Bunu da kendi içimde yaparım. Başkasının mutsuzluğundan mutlu olmam bunu yapmam yapamam ama dün anladım ki elediğim kişiler böyle düşünmüyormuş. Sordum, akıl danıştım dostlarıma ve hepsi de aynı şeyi söyledi. Evet haklılar. Bunu onlardan duymak çok önemliydi.

Şimdi yeni aldığım bu kararı uygulamalıyım.
Uzaklaşmalıyım beni üzenlerden ve tabi değerimi bilmeyenlerden.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)