19 Mart 2011

Kadınlar & Erkekler ...2

Eski yazılarımda anlattığım gibi benim kız arkadaşlarımdan çok erkek arkadaşlarım olmuştur. Eğer erkek arkadaşlarımın hepsine yan gözle baksaydım ooo halim içler acısı olmuştu. Ama işte gelin bunu benim kız arkadaşlarıma anlatın =)) Arkadaşlar, her erkeğe yaz gözle bakılmaz. Yapmayın, etmeyin arkadaşlıklarınızı bozmayın.





Arkadaş ayağına yatıp yandan yandan olaya hakim olmaya başlarsanız da tehlikeli.

Neden mi? Çünkü erkek için bu belirli bir periyodu içerir. İlk 3 ay ya da ilk 6 ay sonrası 3 ay =) Sonrası “bu kız harbiden arkadaşım benim” derler ve olayı bitirirler. Ama kızlar böyle değildir. Sevdikleri zaman direk belli ederler. Sonu hüsran olduğu zaman hem arkadaşını kaybeder hem de hoşlandığı çocuğu. İma etmeyin, yanaşmayın, direk olaya dalın derim ben. Gözlem ve tecrübelerim bu şekilde. Uzattıkça iş laçkalaşıyor. Bu sefer sorular başlıyor kafada yavaştan yavaştan:

-Acaba oda benden hoşlanıyor mu?
-Neden benden uzak duruyor?
-Bir şey mi yaptım acaba?

Uzar da gider bu sorular. Bu nedenle bunlara fırsat vermeyin. Bu sözlerim kızlaraydı. Baktınız hoşlandığınız erkek sizden uzak duruyo sizde uzak durun. Peşinden gitmeyin. Eski bir söz olan “geri gelirse zaten senindir” =)
Yoksa kafası karışık bir erkek en son isteyeceğimiz şeydir. Bu tip erkekler geçmişte bir acı çekmiş olup hala o acıyla yaşayan kişilerdir. Ne istediklerini bilmezler ama bişey de isterler. O acı çektikleri kişi gelince onu unuttuklarını fark ederler fakat bu seferde elindekini kaybetmiştirler. Böyle bir kısır döngüde acı çeken siz olursunuz. Onu anlamaya çalışır fakat aradaki sınırı aşamazsınız. Aştığınız anda erkek durumu fark eder ve sizden kaçar. Salak saçma bir olaylar bütünü. Sonra siz gene sorulara dalar ve boğulursunuz. Bu durumdan kurtulmak kızlar için zordur ama erkekler için öyle değildir. Çünkü onlar yeni bir kızda aynı acıyı yaşatarak hayatlarına devam ederler.

Erkekler için ise söyleyeceğim şey, direk hoşlandığınız kızın yanına gidin ve arkadaş olun. Ama işi sizde uzatmayın. Kızlar için iş fazla uzadığı zaman sizin için şans ve kabul edilme olasılığınız da düşer. Ya şimdi ya hiç deyin ve niyetinizi belli edin. Kaçmayın ve duygularınızın arkasında durun. Reddedilmiş bile olsanız 2.şansınızı kullanın. Çünkü bazı kızlar için bu önemlidir. İlkinde “hiç aklında olmayan biri” iken artık onun aklına giren kişi olmuş olursunuz. Size bakışları bile değişebilir. Bunu anlarsınız herhalde=))

Şu sıralar dizilerde de bir aşkına sahip çıkamayan erkekler modasıdır gidiyo. Peki bunlar nasıl erkekler? “Kadının da onu sevdiği fakat erkeğin bir şekilde aşkına sahip çıkamadığı erkekler” şeklinde tanımlayabiliriz.

Mesela; Öyle bir geçer zaman ki’deki Soner. Aylin’le birbirlerini sevmelerine rağmen aşkına sahip çıkamadı.
Ya da Muhteşem Yüzyıl’daki Pargalı İbrahim. Hatice’yi sevmesine rağmen hatta ona keman çalmasına rağmen diyelim aşkına sahip çıkamadı.
Ya da Kavak Yelleri’ndeki Güven. Aslı’yı seviyordu ama onu Efe’ye bıraktı. Bir nevi pes etti.
Bir başka dizi ise Lale Devri. Çınar & Yeşim aşkında Çınar aşkından korktu ve korkusundan kaçarak bir başka kızla evlendi. Neymiş bu şekilde uzak durabilecekmiş. Hade be oradan. Aynı evde yaşayıp, aynı iş yerinde çalışıyorlar.

Bunlar ilk aklıma gelen diziler.

Bunları neden söyledim çünkü sizde dizilerden etkilenip bunları yapmayın.

Sevginizin arkasında durun ve ona sahip çıkın.
Tabi bunu yaparken gururunuzu da ayaklar altına almayın.
Unutmayın dünyada ki tek kız ya da tek erkek O değil.
Özgüveniniz tam olduğu sürece elinizi sallasanız ellisi =))

Herkese yeni beraberliklerinde bol şanslar =))

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)