16 Ocak 2010

^ Kampüs ^ ...2

Bir dönem daha bitiyor, son bir hafta diyebilirim. İlk yazıdan sonra ne kadar zaman geçmiş. Diğer üniversitelerde tatil çabuk başlarken ve bizden daha uzun olurken, Ege Üniversitesi'nde ilk dönem ancak haftaya cuma bitiyo. O günde sınav var zaten yani sınavdan sonra 3 haftalık bi tatil var. Tatilinde son haftası kayıt falan derken hızla geçer geriye kalır 2 hafta (Nasıl hesap ama). O sürede de bir sürü ödev ve dönüşte (Yeni sınıflarımızda) ilk sınavımızı olucaz. "Ne manyak bi şeydir lan bu" dedim. Üniversitede rahat etmek yok yaa. Habere kasıyorlar kasıyorlar yani. Ama genede "Tatil" adı altında tatilimi yapıcam. Kesin kararlıyım. Ayrıca kemanda da ilerlemeyi düşünüyorum. Bu konuda da hırslandım bakalım nolcak =)

Cuma günkü speaking sınavından sonra direk keman dersine gittim ve üstümdeki bütün stresi attım. Sevemedim zaten şu ingilizceyi ya. Lisede gördüğüm Almancayı daha çok sevdim diyebilirim. Bazen hala derste İngilizce yerine Almanca konuşasım geliyo hemen susuyorum. İşte bu yüzden speaking sınavından çok korkuyordum ama yok, çook güzel geçti =))

Kendimizi anlatmak 5 puan, kuradan seçtiğimiz konuyu anlatmak ise 10 puan. Kendimi anlattım yani garanti 5 puan ve sıra geldi kura çekmeye.

Çektiğim konu ise; "Gelecek planlarınız nelerdir?"





Allahım dedim sıçtık! Ne anlatıcam ben? 1 dakikalık düşünme süresi veriyorlar. O sürede kafamdan neler geçti neler yani. Sonunda sıra geldi ve ben İngilizce konuşmaya başladım."Vayyy neymişim ben be!" bile dedim çünkü takır takır konuşuyorum ama tabi bir sürü şey atıyorum #) Atılır da bu kadar atılmaz ki kızım dedim içimden ama sonra diğer yanım girdi araya  ve at at güzel gidiyo, hocalarda sevdi ve gülüyorlar bak, dedi. Sonunda konuşmayı bitirdim. Galiba tam puan aldım. "Heyt be kızım, yürüü bee" dedim. Tam özgüvenle bindim 330'a gittim Karşıyaka'ya.

Kemanla koptum da koptum.
Parmaklarımı yordum.
Rahatlamış bir şekilde eve geldim.
Oturdum "Muhteşem Kraliçe" dizisini izledim.
Oyun oynadım.
Kuşuma uçmayı öğrettim ve bunu da başardım =))

"Ne manyak gündü ya" dedim. Sabahın 7'sinden itibaren hep bi koşturmaca hakimdi ama gece olup da uyuyunca günün ne yorgunluğu kalıyor ne de koşuşturması.

Şimdiki tek hedefim bu dönemin son sınavına iyi hazırlanmak ve en yüksek notu almak. Üniversiteye gelince pek bi hırslandım diyebilirim, bu zamana kadar bu kadar hırslı olmamıştım ama artık işler değişti güzelim =)) İyi bi sınıfta olmak için bu şart üniversitede.

Tam rahatlama oldu bu bana ;)

4 yorum:

  1. üniversitede iyi bir sınıf demek, çalışkan arkadaşlar demek... tabi çalışkanlıklarının yanında biraz asosyal ve geçimsiz kişiler...

    YanıtlaSil
  2. yoo o kadar da değiller bence...bilemiyorum ama şuan ki sınıfımdaki herkes çok iyi ve hepside çok sosyal =))
    bu kadar kesin konuşamam ben ama son sınıflardaki kişilerinde fazla sosyal olduğunu kesin söyleyebilirim...;))

    YanıtlaSil
  3. ersin,eğer blog sahibini tanısaydın sosyal kişiliğin sözlükteki karşılığında onun ismini görürdün....

    YanıtlaSil

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)