4 Eylül 2009

Poker Face

O kadar zor ki yaşananları unutmak, hayatımdan çıkarmak ve silmek. Hiç böyle olmamıştı bana hem de hiç. Hayat kolaydı bundan önce yaptıklarım gibi. Kuralları ben koyuyordum ve gene ben oynuyordum. Hayatıma giren herkes yardımcı oyuncu oluyodu. Hepsi de bana bir şey katıyordu belki de beni mutlu ediyodu. Kazanmaya alışmıştım artık ama bu sefer kaybettim! Evet, sen kazandın. Mutlu olmalısın. Senin kurallarına göre oynadım bu oyunu. Dediklerini yaptım ama ne oldu?

                                              HİÇ!


3 harfle özetledim bu ilişkiyi artık. Çaba göstermek, emek vermek neymiş onu anladım. Sen bunları anlamayacak kadar kapalıydın bana. Ve sevgilim sana tek sözüm “Bu aşk, burada biter!”. Külleri bile yok biliyor musun? Bugün anladım bunu; o eski gülümsemen yok bana karşı, dokunuşun bile soğuk, gözlerinde başka biri var sanki. Yalan olmuş yaşadıklarımız.

Bunun itirafı bile zorken şimdi seni unutmaya çalışıyorum.
Anıları siliyorum birer birer.
O eski yerlere gitmiyorum.
Şarkımızı dinlemiyorum.

Bu satırları yazarken şuan fonda şarkımız çalıyo. Belki son kez diyerek sesini açıyorum. Diğer bir çok yazıma ilham olan şarkılara bu şarkıyı da ekliyorum.

Bu hikayeye yakışan sonu nisan yağmurları yazıyo şuan.
Hafif ama sesi güzel, hüzünlü, bir o kadar da müjdeli.
Kıyının karşısında gördüğüm gökkuşağı ile umut doluyor içime.
Defterimi kapatıyorum, seni unutuyorum ve bulutların arkasından çıkan güneşe gülümsüyorum.
Bugün ve sonrası için, sensiz...

Oyunuma devam etmeye başlıyorum. İnsanlara bakıyor, kalemimle dost oluyorum. İlhamlarımı topluyorum yeniden. Beni mutlu eden tek şeye bakıyorum: böğürtlenli çayım ve deniz kenarı köşem.

Bana yaşattıkların ve öğrettiklerin için çok teşekkür ederim.
Ve son olarak sevgilim, sana söylediğim her şey doğruydu, ne kadar inanmasan da...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

İçinden geldiği gibi yorum yap ;)